FRM PARK Dünden Bugüne!  

Forum Anasayfa R.Galerisi RADYO
Geri git   FRM PARK Dünden Bugüne! > EĞİTİM BÖLÜMÜ > ZOOLOJİ

Köpekbalığı (Selachimorpha)ZOOLOJİ icinde Köpekbalığı (Selachimorpha) konusu , Köpekbalığı (Selachimorpha), kıkırdaklı balıklar (Chondrichthyes) sınıfının Elasmobranchii alt sınıfını oluşturan iki üst takımdan biri olan Selachimorpha (diğeri, Batoidea canlı ) içinde sınıflanantürlerinin ortak adıdır. Hastalanmayan tek hayvan Köpek Balığıdır. Camgözler .. Konu ile alakalı etiketler:,

Köpekbalığı (Selachimorpha)

ZOOLOJİ icinde Köpekbalığı (Selachimorpha) konusu , Köpekbalığı (Selachimorpha), kıkırdaklı balıklar (Chondrichthyes) sınıfının Elasmobranchii alt sınıfını oluşturan iki üst takımdan biri olan Selachimorpha (diğeri, Batoidea canlı ) içinde sınıflanantürlerinin ortak adıdır. Hastalanmayan tek hayvan Köpek Balığıdır. Camgözler ...

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 12-22-2009, 19:12   #1
SİTE KURUCUSU
Standart Köpekbalığı (Selachimorpha)


Köpekbalığı (Selachimorpha), kıkırdaklı balıklar (Chondrichthyes) sınıfının Elasmobranchii alt sınıfını oluşturan iki üst takımdan biri olan Selachimorpha (diğeri, Batoidea canlı ) içinde sınıflanantürlerinin ortak adıdır. Hastalanmayan tek hayvan Köpek Balığıdır.

Camgözler

















Camgözler, cam gibi parlak gözleri olduğu için camgöz adını almışlardır. Bazı türleri(mesela camgöz) dışında insana saldırmazlar.



Galeocerdo



Kaplan köpekbalığı, Hawaii


Kaplan köpekbalığı, Galeocerdo veya Galeocerdo Cuvier bir köpekbalığıdır. Kaplan demelerinin sebebi hayal meyal görünen çizgileridir. En büyükleri 5 m. olabilir.
Köpekbalığı


"Köpek Balığı"
Köpekbalıkları iskelet yapı******ları kemik yerine kıkırdaktan oluşmuş balık******lardır. Yeryüzünün hemen hemen tüm deniz******lerinde bulunan yaklaşık 300 türü vardır. Bazı türleri denizlerden akarsulara girmeleriyle dikkat çeker. Ayrıca bir köpekbalığı türünün (Carcharinus leucas) Orta Amerika'da Nika******ragua Gölü'nün tatlı sularında yaşadığı bilin******mektedir.

Köpekbalıklarının öne doğru uzamış sivri bir burnu, burnun altında keskin dişlerle donanmış hilal biçiminde bir ağzı vardır. Öndeki dişler aşındıkça yada koptuğunda diş sıraları öne doğru ilerler ve arkada yeni bir diş sırası gelişir. Gövdelerini sert ve pürtüklü diş yapısında pullar örter. Gövdelerinin yanların******da 5-7 çift solungaç yarığı vardır. Köpekbalık******ları birçok bakımdan 300 milyon yıldan daha önce yaşamış atalarına benzer. Plankton can******lılarından balıklara, foklara ve balinalara kadar yenebilecek her şey köpekbalıklarının besinleri arasındadır. Yakalanan köpekbalık******larının midelerinde kaplumbağalar, yunuslar, deniz kuşları, balıklar, yengeçler, kalamarlar, yumuşakçalar ve öbür köpekbalıkları bulun******muştur. Bazıları ölmüş deniz hayvanları ya da deniz taşıtlarının bıraktıkları artıklarla besle******nen leş ve çöp yiyicilerdir.

Köpekbalıklarında yumurtalar dişinin için******de döllenir. Erkeklerin karın yüzgeçlerinden gelişmiş olan çiftleşme organları spermanın dişiye aktarılmasına yarayacak biçimde oluk******ludur. Türlerin çoğunda yumurtalar dişinin içinde açılır ve yavrular canlı doğar. Öbürleri yumurta sarısı bakımından zengin iri yumur******talarını bir kılıfla sanlı olarak suya bırakır. Yaşayan en iri balık türü olan balina köpekbalığı (Rhincodon typus) 18 metre uzunluğa ve tonlarca ağırlığa ulaşmasına kar******şın oldukça zararsızdır. Yalnız karides ve benzeri küçük hayvanlarla beslenir. Bu hay******vanları solungaçlarından geçen sudan ince uzun, çok sayıda solungaç dikeniyle süzer. Balina köpekbalıkları oldukça tembel hay******vanlardır. Uzunluğu bu türe yaklaşan büyük camgöz (Cetorhinus maximus) de benzer bi******çimde beslenir.

Köpekbalıklarının birçoğu bu dev türlerin tersine son derece saldırgandır. Afrika'nın okyanus kıyıları, Amerika ve Avustralya kıyı******ları gibi köpekbalıklarının tehlike oluşturdu******ğu yerlerdeki plajlarda yüzücüleri korumak için gözetleme kuleleri, çanlar, sirenler, öbür uyarı sistemleri ve ağlar kullanılmaktadır. "İnsan yiyen" ve "beyaz ölüm" gibi adlar da takılan beyaz köpekbalığı (Carcharadon carc******harías) bütün köpekbalıkları arasında belki de en saldırgan ve insan için en tehlikeli olan türdür. Uzunluğu 11 metreye ulaşan bu dev balığın üstte genellikle boz, mavimsi yada kahverengimsi olan rengi karnına doğru kirli beyaza döner. Daha açık renkteki örnekleri******ne de rastlanmıştır. Kaplan köpekbalığı, pamukbalığı ve çekiçbalığı saldırganlığıyla tanı******nan köpekbalıkları arasındadır.

Çekiçbalıkları (Sphyrna cinsi) alışılmadık biçimde yanlara doğru genişlemiş başlarıyla dikkat çeker. Burun delikleri ve gözler bu yan çıkıntıların uçlarındadır. Bu son derece garip görünüşlü kafa biçiminin yüzerken büyük bir manevra yeteneği sağladığı anlaşılmaktadır. Sabanbalığının (Alopias vulpinus) kuyruğu gövdesi kadar uzundur. Saban biçimindeki kuyruğu saldırmadan önce balık sürülerini istediği gibi yönlendirmesine yarar. Mahmuzlu camgözler her iki sırt yüzgecinin önünde kalın ve sivri uçlu bir diken (mahmuz) taşıyan köpekbalıklarıdır. Bunlardan bayağı mahmuzlu camgöz, benekli camgöz yada katranbalığı (Squalus acanthias) adlarıyla ta******nınan tür kuzey yarıküre denizlerinde son derece geniş bir yayılım gösterir. Zehir keseleriyle bağlantılı olan sırtındaki mahmuzlar insan derisinde ağrılı yaralara yol açar. Uzun******luğu en çok 2 metre, gövdesi gri üstüne beyaz beneklidir.

Bayağı köpekbalığı (Mustelus mustelus) At******las Okyanusu'nda ve Akdeniz'de yaygın bi******çimde görülür. Uzunluğu en çok 160 cm, ortalama 60-100 cm dolayındadır. Kedilerinkini andıran oval biçimli gözleri nedeniyle kedibalığı adıyla tanınan 90'ı aşkın köpekbalığı türü vardır. Bunlardan küçük benekli kedibalığı (Scyliorhinus canícula) At******las Okyanusu'nun doğusunda ve Türkiye'yi çevreleyen tüm denizlerde yaşar. Uzunluğu en çok 1 metre dolayındadır; sırtı ile yanları sık ve küçük beneklidir. Karadeniz'de bulun******mayan büyük benekli kedibalığı ya da boz lekeli kedibalığı (Scyliorhinus stellaris) ise 2 metre uzunluğa yaklaşabilir. Ayrıca benekleri daha iri ve daha seyrektir. Bir düzine dolayında türü bulunan kelerbalıklarının (Squatina cinsi) uzunlukları en çok 2,5 metredir. Üstten basık baş ve gövdeleri ile yayvan göğüs ve karın yüzgeçleri nedeniyle vatozlara benzerler.
__________________
MUZO Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-22-2009, 19:13   #2
SİTE KURUCUSU
Standart


Köpekbalıklarının Evrimi


Köpekbalıkları en az 450 milyon yıldır süren bir evrimi temsil etmektedirler. Bu süreç, dinozorların var olmasından yaklaşık 100–200 milyon yıl öncesine kadar dayanmaktadır. Bizler ilk köpekbalıklarına ait bilgileri onların fosilleşmiş dişlerinden elde ediyoruz. Bu fosiller bizlere, günümüzde mevcut yaklaşık 1000 türe karşın, bir zamanlar bu eski dünyanın denizlerinde avlanmış ve korku salmış 2000 kadar türün var olduğunu da göstermektedir.

Yaklaşık 450 milyon yıllık evrimsel tarihleri süresince köpekbalıkları, sucul yaşamın temel bileşenlerinden biri olmuş ve çok değişik ekolojik faktörlere adapte olmayı başarabilmişlerdir. Permiyen periyodunun sonundaki felakette (245 milyon yıl önce) deniz canlılarının neredeyse yüzde 96’sı yok olmuşken, köpekbalıkları hayatta kalmayı başarmışlardır. Dinozorların var oluşlarına şahit oldukları gibi onların yok oluşlarını da izlemişlerdir . Sahip oldukları bu uzun evrim tarihi, onları mükemmel birer avcı yapmıştır. Eğer kendimizi o uzak zamanlara götürebilme şansımız olsaydı, bize yabancı gelecek ve acayip organizmaların oluşturduğu dünyada tanıyabileceğimiz tek canlı köpekbalıkları olurdu. Uzak zamanlarda görebileceğimiz köpekbalıkları günümüzde gördüklerimizden elbette biraz farklı olacaktı.

Fosil kayıtlarında en yaşlı köpekbalığı benzeri yaratığa Siluriyen devrinin başlangıcına doğru rastlanmakta olup bu da yaklaşık 450 milyon yıl öncesine denk gelmektedir. Bununla beraber, Erken Devoniyen’e kadar (yaklaşık 400 milyon yıl öncesi) gerçek köpekbalıklarına ait fosil dişlere rastlanmamaktadır. Siluriyen’de rastlanan bu yaratıklar boyları 30 cm’yi, dişleri ise 4 mm’yi geçmeyen canlılardı. Bu yaratıklara ait tam bir fosil iskeleti elimizde bulunmadığından dolayı, bunların köpekbalıklarının atası olduğunu söylemek şu an için zordur. Bununla birlikte, Antarktika’da bulunan Antarctilamna en eski köpekbalığı fosiline bir aday olabilir. 40 cm boya sahip bu balık köpekbalığını andırmaktadır. Önünde bir adet diken bulunan uzun bir dorsal yüzgeci vardır. Dişleri taç şeklinde iki uca sahiptir ve bu uçlar arasında daha küçük uçlar bulunmaktadır.

Balıkların evriminde Devoniyen çağı (yaklaşık 400 milyon yıl öncesi) önemlidir. Çünkü bu zamanda köpekbalıkları da dâhil tüm balıklar oldukça farklılaşmışlardır. Bütün bir şekilde bulunan en erken gerçek köpekbalığı iskeletlerinden biri Cladoselache’ye aittir.



Cladoselache


En eski ve ilkel köpekbalıklarından biri olan Cladoselache, yaklaşık 400 milyon yaşında olup Ohio, Kentucky ve Tennessee’nin Paleozoik tabakaları içinde bulunmuştur. Bu kayalar bir zamanlar Kuzey Amerika’ya kadar uzanan sığ bir okyanusun yumuşak çamurlu zeminini oluşturmakta idi. 0.5 – 2 m arasında boyu olan Cladoselache, öyle olağanüstü bir şey değildi. Uzun kıkırdak çubuklarla desteklenen her iki sırt yüzgecinin önünde uzun ve büyük dikenler mevcuttu. Anal yüzgeci ve klasperleri (günümüz köpekbalıklarında iç döllenmeyi gerçekleştirebilmek amacı ile erkek bireylerin sahip olduğu ve pelvik yüzgeçlerinden oluşan 2 adet üreme organına verilen ad) yoktu. Başın her iki yanında 5 adet solungaç açıklığı bulunmakta olup uzun ve narin bir yapıya sahip çeneleri mevcuttu. Dişleri 3 tane sivri uca sahipti ve ortada bulunan büyük ucun kenarlarında daha küçük çıkıntılar vardı. Bulunan fosil dişlerde bu sivri uçların yıpranmış ve körelmiş olduğu görülmektedir. Bu durum; muhtemelen Cladoselache’nin dişlerini modern köpekbalıkları kadar sık değiştirmediğini göstermektedir. Kuyrukları (kaudal yüzgeç) çok hızlı yüzen Mako’ya (Isurus oxyrinchus) ve Büyük Beyaz Köpekbalığı’na (Carcharodon carcharias) benzemekte idi. Bazı Cladoselache üyelerinin fosilleşmiş kalıntılarında ilk olarak kuyruklarından yenmiş bütün şeklinde balıklara rastlanılmıştır. Bu da, Cladoselache’nin balık ile beslendiğini, yüksek bir hız ve çevikliğe sahip olduğunu göstermektedir. Hız ve çevikliğe sahip olma aynı zamanda aynı okyanusu paylaştığı ve boyları 6 m’yi geçen zırhlı dev Plakoderm balıklar (arthrodires) tarafından yenilmemek için gereken bir özellik idi. Bu Devoniyen dönemi denizlerinde yaşayan Cladoselache ve diğer köpekbalıkları aynı zamanda bu ürkütücü zırh plaklı Plakoderm balıklar ile rekabet etmek zorunda idi. Bununla beraber bu dönemin köpek balıkları hem basit hem de hidrodinamik olarak son derece hızlı ve elverişli vücut yapıları ile taktiksel bir üstünlüğü çoktan kazanmışlardı bile. Kıkırdaktan oluşan esnek ve güçlü bir iskelet ile rakiplerinden daha iyi bir adaptasyon sağlamışlardır.


Stethacanthlar


Karbonifer devrinin başlarında, yaklaşık 360 milyon yıl önce, köpekbalıkları farklılaşmaya ve çoğalmaya başladılar. Öyle ki, biliminsanları bu zamana “köpekbalıklarının altın çağı” adını koydular. Bu devirde günümüz köpekbalıklarına benzer türlere ilaveten tuhaf olarak nitelendirilebilecek bazı türler de vardı. Stethacanthus muhtemelen 3-4 metre boya ulaşabiliyordu ve başının üzerinde küçük dişlerden oluşan bir miğfere sahipti. Sırtında görülen büyük bir çıkıntı ile bu köpekbalıklarının görünüşü oldukça değişikti. Birinci sırt yüzgecinin olması gereken yerde küçük dişçiklerden oluşan fırça şeklinde bir yapı vardı Hem erkek hem de dişilerde bulunan bu fırça şeklindeki yapı düzinelerce dişten oluşuyordu ve küçük dişçikler önde iken daha büyükleri arkada yer alıyordu. Göze çarpan ve kullanışsızmış gibi görünen bu yapı önemli bir role sahip olmalı idi. Belki kur yapmada, belki savunmada önemli bir role sahipti. Belki de, günümüz kılavuz balığında (Remora sp.) olduğu gibi, bu yapıyı kendini daha büyük bir balığın altına yapıştırmak için kullanıyorlardı.


Helicoprion


Bu köpekbalığı hakkında çok az şey bilinmesine rağmen dişlerinin şekli hemen fark edilmektedir. Dişler “taşıyıcı kemer” olarak adlandırılan yarım ay şeklindeki bir yapının arkasından çıkarak bir helezon ya da sarmal oluştururlar, ancak bu dişler modern köpekbalıklarındaki gibi ön taraftan dökülmezler. Bunun yerine, dişler alt çenenin apeksinde bir eksen üzerinde dönerler ve daha sonra sıkı bir spiral şeklinde toplandıkları yer olan alt çenenin altındaki bir boşluk içerisine geri giderler. Bu köpekbalığının neden bu şekilde acayip bir diş düzeni geliştirdiği hala bir sırdır. Bu köpekbalıkları da büyüktü. Büyük fosil dişlerine dayanılarak yapılan hesaplara göre boyları 6, ağız genişlikleri ise 1 metreye kadar ulaşabiliyordu. Devoniyen sonunda zırhlı dev plakodermlerin yok olması ile bu köpekbalıkları denizlerdeki en büyük omurgalı avcılar oldular.

__________________
MUZO Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni mesaj gönderme yetkinizAktif Değil'dir
Mesajlara yanıt verme yetkinizAktif Değil'dir
Eklenti ekleme yetkinizAktif Değil'dir
Mesajınızı değiştirme yetkinizAktif Değil'dir

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hayvanlar Hakkında Detaylı Bilgi Merkezi MUZO ZOOLOJİ 35 12-21-2009 22:07


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:27 .


Dikkat : Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, frmpark yoneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadir, yine de frmpark' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız İLETİŞİM buradan bildiriniz. Gereği yapılacaktır.
English Explanation: Our users can give their opinions without getting any approval in our site, all the responsibilities which can rise from these articles belong to these users, the managers of frmpark control the contents very carrefully, but if you find any item opposite to the rules CONTACT


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO

Sanalda1numara

MODPARK

FORUM PARK | FRMPARK