![]() |
| |||||||
Motor/Teknik Bilgiler icinde Yakit pÜskÜrtme sİstemlerİ konusu , Yakıt Püskürtme Sistemlerinin Görevleri Motorların silindirleri içinde havanın sıkıştırılmasından amaç, onun sıcaklığını, içerisine, püskürtülecek yakıtın tutuşma sıcaklığından daha yüksek değerlere çıkarak, kendiliğinden tutuşma ve yanmayı sağlamaktır. İyi bir yanma oluşturulması ...
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 | ||
|
SİTE KURUCUSU
|
Yakıt Püskürtme Sistemlerinin Görevleri Motorların silindirleri içinde havanın sıkıştırılmasından amaç, onun sıcaklığını, içerisine, püskürtülecek yakıtın tutuşma sıcaklığından daha yüksek değerlere çıkarak, kendiliğinden tutuşma ve yanmayı sağlamaktır. İyi bir yanma oluşturulması koşullarından biri, sıkıştırılan havanın sıcaklığı ise diğeri de yakıtın çok küçük küreciklerden oluşan bir sis şeklinde bu havanın içerisine püskürtülmesidir. İşte, bu görevi yerine getiren devreye <> adı verilir.
Dizel motorlarına günümüze kadar, birbirinden farklı yakıt püskürtme yöntemleri uygulanmıştır. Ne tür bir püskürtme yöntemi uygulanırsa uygulansın, bu sistemin şu görevleri yerine getirmesi gerekir. * Püskürtülecek yakıt miktarını hassas bir şekilde motora vermek * Motorun tüm devir sayısı ve yükünde, yakıtı çevrimin belirli noktasında silindirlere püskürtmek * Püskürmenin çok çabuk olarak başlama ve sona ermesini sağlamak * Yanmayı ve yanma sırasında basınç yükselmesini denetlemek bakımından, belirli miktar da yakıtı, motor silindirlerine püskürtmek. * Yakıtı, yanma odasının gerektirdiği şekilde atomize etmek. * Çok iyi bir yanma oluşturabilmek için yakıtı çok küçük partikül veya kürecikler halinde yanma odasının her tarafına ve düzgün bir biçimde dağıtmak. Düzgün bir çalışma sağlayabilmek için, sabit yük durumunda ve her çevrimde püskürtülecek yakıt miktarıda üretilecek güç açısından eşit olmalıdır. Böylece, motor silindirlerinden bir bölümü normalden daha küçük yük altında çalışırken, diğer silindirlerin aşırı yükte çalışmaları ve aşırı ısınmaları tehlikesi giderilmiş olunur. En yüksek güç, çok iyi bir yakıt ekonomisi ve iyi bir yanma elde edebilmek için, püskürtmenin çevrimin belli bir noktasında başlaması gerekir. Çevrime göre yakıt çok erken püskürtüldüğü zaman bu noktada silindirin içindeki havanın sıcaklığı yeter derecede yüksek olmadığı için, tutuşma gecikecektir. Bu arada, yakıt püskürtme sürdüğü için silindirdeki yakıt miktarı çoğalacak, tutuşma ve yanma patlama şeklinde oluşacak, motor vuruntulu ve gürültülü bir biçim de çalışacaktır. Diğer taraftan yanma odası duvarları ve piston kafası yakıtla ıslandığından, hem bir miktar yakıt enerjisi ziyan olacak ve hemde karterdeki yağın kirlenmesi tehlikesi belirecek ve böylece dumanlı egzoz ve zayıf yakıt ekonomisi meydana gelecektir. Yakıt, çevrime göre çok geç püskürtüldüğünde, piston ÜÖN'yı geçtikten sonra yanma meydana gelecek, motor maksimum güç geliştiremeyecek, yakıt harcamı artacak ve dumanlı egzoz oluşacaktır. Silindirlere püskürtülen yakıt miktarı, motorun çalışmasını püskürtme zamanındaki gibi etkiler. Eğer püskürtülen yakıt miktarı, püskürtülmesi gereken miktardan çok fazla ise, çok erken püskürtmedeki sonuçlar elde edilir. Eğer püskürtülen yakıt miktarı,olması gerekenden çok az ise sonuç geç püskürtmedeki gibi olur. Bir motorun gücü ve yanmanın tamamlanması, püskürtülen yakıtın yanma odasındaki havanın her tarafına bir biçimde dağıtılmasına bağlıdır. Ancak, çoğu zaman püskürtülen yakıtın bir bölümü yanma odası duvarları ve piston kafasına çarpar. Dolayısıyla yakıtın tam yanması müm kün değildir. Bu gibi durumlarda karterdeki yağlama yağı kirlenir, karbon artıkları ve seğmanların yuvalarında tutulması olayı meydana gelebilir. Püskürtme Sistemi Dizel motorları endüstri gelişip büyüdükçe, hava ile püskürtmeli ve sabit basınçlı sistemlere göre daha verimli ve güvenilir püskürtme sistemlerine gereksinim duyulmaya başlandı. Bu durum, çok değişken yükler ve devir sayısında çalıştırılan motorlar de kendini gösterdi. Sonuç olarak; yüksek basınç pompaları oluşturuldu. Bu pompaların görevleri motorun her çevrimi için yakıt miktarını saptamak ve onu püskürtme için gerekli basınçla enjektörlere göndermektir. Pompa tarafından sağlanan yüksek basınçlı yakıt; enjektörün iğnesini kaldırarak yanma odasına püskürtülmektedir. Bu pompalar tümüyle pistonlu türden yapılmakta, küçük çaplı bir piston veya <plancır> ile bu plancırın içinde çalıştığı bir silindirden oluşmaktadır. Yakıt kamının, kam makarası yardımıyla pompa plancırına verdiği yukarı hareket nedeniyle sağlanan basınçlı yakıt, yüksek basınç pompasından boru devresi yardımıyla enjektöre gönderilir. Böylelikle, iğne yakıt tarafından yukarı kaldırılır, basınçlı yakıt yanma odasına püskürtülür. Bu devrede en önemli görev yüksek basınç pompasına yüklenmiştir. Çünkü pompa, silindirlere püskürtülecek çok küçük ve belirli miktardaki yakıtı yüksek basınçla ve zamanında enjektörlere iletmek zorundadır. Yüksek Basınç Pompaları Dizel motorlarında iyi bir atomizasyon elde edebilmek için, yakıt devresinde püskürmenin başladığı ve sona erdiği noktalar arasında, yeterli değerde yüksek basınç bulunmalıdır. Sözü edilen basınç, plancır hızı ile orantılı olduğundan, bu hızın tüm püskürtme süresince belirli değerde olması gerekir. Bu bakımdan, plancır istenilen hızı kazanıncaya kadar pompadan yakıt çıkışına imkan yoktur. Plancır, sözü edilen hızı kazandığı andan başlayarak, pompa çıkış devresine, enjektörün iğnesini açacak basınçta yakıt vermeye başlar. Böylece, plancır kursunun bir bölümünde yakıt miktarı saptanmış olunur. Plancırın belirli hızında, çıkış devresindeki yakıtta da bir hız artışı oluşur. Bu hız artışı sırasında yüksek basınç pompalarında, çıkışı belirten ani bir ses duyulur. Plancırlı Pompanın Çalışması : Şekilde her silindir için ayrı olarak düzenlenmiş port ve halis kontrollu bir yakıt ya da << Bosch>> pompası görülmektedir. Şekilde pompanın hareket mekanizması görülmemektedir. Bu mekanizma; kam mili, kam ve plancır yüksüğünden oluşmaktadır. Plancır yüksüğünün görevi, bir yandan plancırın yukarı hareketini sağlamak ve bir yandan da plancır yayına taşıyıcı görevini görmektir. Şekilde plancır AÖN'sında görülmektedir. Bu durumda da hem giriş hemde çıkış portları açık durumdadır. Kam mili, yakıt kamı ve kam makarası, plancırı yukarı doğru hareket ettirdiği zaman, plancırın üst kenarı, portların her ikisini birden kapatır ve plancır silindirindeki yakıtı sıkıştırmaya başlar. Plancırın yukarı hareketi ile orantılı olarak silindirdeki basınç yükselir ve çıkış supapı açılarak yakıt enjektöre gönderilir. Yakıtın verilişi sona erdikten sonra, plancırın yukarı hareketi sırasında sıkıştırılmış bulunan yay, plancırı şekildeki ilk durumuna getirir. Yukarıdaki açıklama özeti olarak pompanın çalışma ilkesini vermektedir. Oysa enjektörlere verilecek yakıt miktarının hassas bir biçimde ayarlanması gerekmektedir. Bu nedenle plancır kontrol kayıcısına, sıkıca bir dişli geçirilmiştir. Bu dişli, kramayer bir dişli biçimindeki bir kol tarafından saat yönü veya saat aksi yönünde hareket ettirilir. Buna <> adı verilir. Rak kolunun ileri veya geri hareketi, plancırın sağa veya sola dönmesine denen olmaktadır. Böylelikle, plancır üzerindeki helisin durumu değişir ve dolayısıyla enjektörlere gönderilen yakıtın miktarıda azalır veya çoğalır. Gerçekten Şekil 4.3 de port ve helis kontrollu bir pompanın çalışma ilkesinin çok iyi bir biçimde yansıtmaktadır. Konunun iyice anlaşılabilmesi amacıyla Şekil 4.4 den yararlanılması yerinde olur. Şekilde helisin şekli ve portlarla ilişkisi açık olarak görülmektedir. Şekilde plancır AÖN'da olup,düşük basınçlı yakıt giriş portundan plancır barılına girmektedir. Kam tarafından yukarı doğru hareket ettirildiğinde plancırın üst ucu her iki portu birden kapatır, yakıt firarını önler ve sonra onu sıkıştırarak çıkış ventilinden enjektöre bağlı yüksek basınç borusuna verir. Plancırın yukarı hareketi sürdüğünden yakıtın sıkıştırılması ve enjektöre pompalanması devam eder. Kontrol helisinin ucu, çıkış portunun alt kenarına eriştiğinde plancırın üst tarafındaki yüksek basınçla dolu bulunan hacim çıkış portu ile birleşir, yakıt çıkış portundan kaçmaya başlar, enjektör borusundaki basınç düşer ve pompalama sona erer. Bu arada, yukarı hareketini sürdüren plancır pompalama görevini yapan kursunu tamamlar ve sonra yayı yardımıyla yeni bir çevrime başlamak üzere AÖN'sına getirilir. Enjektöre verilecek yakıtın miktarı, plancırın pompalama kursunun boyuna bağlıdır. Bu yarlı kurs, plancırın dikey ekseni yönünde döndürülmesi ile değiştirilebilir. Şekil 4.5'deki b ve c yaklaşık olarak plancırın ve dolayısıyla pompanın tam ve yarım yükleriyle boşta çalışma durumunu göstermektedir.Şekil 4.5'deki a da ise, dikey kanal, çıkış portu ile çalıştığından plancırın silindiri içinde yakıtı pompalaması mümkün değildir. Dolayısıyla, bu durum motorun stop durumudur. İstenilen helis durumunu alabilmesi için plancırın döndürülmesi, plancırın kontrol kayıcısı- nın alt yarık ucuna geçen ve plancırla tek parçadan yapılmış olan T şeklindeki bir parça yardımıyla sağlanır. Çıkış Ventilleri Port ve helis kontrollu pompalarda, plancırın yukarı hareketi sırasında üst kenarı giriş ve çıkış portlarını kapatır kapatmaz, eleman silindiri içinde sıkıştırma başlar ve bu olayı bir süre sonra, belirli miktardaki yakıtın enjektöre gönderilmesi izler. Bu olayda görev, yay yükü ile çalışan geri döndürmez ventile verilmiştir. Daha öncede belirtildiği, gibi bunlara çıkış valfi veya << Ventili>> adları verilmektedir. Eleman silindiri içindeki yakıt basıncı yayın basıncını yendiği zaman, ventil yukarı kalkar ve yüksek basınçlı yakıt enjektöre gönderilir. Plancır helisinin ucu çıkış portunun alt kenarına eriştiğinde yakıt verilişi sona erer ve eleman silindiri ile boru devresindeki basınç, giriş anındaki basınca kadar düşer. Bunun sonucu sıkıştırılmış bulunan yay, aşağıya doğru bastırarak, ventilin yuvasına oturmasına neden olur. Ancak; plancır tarafından portlar açıldığı veya birleştirildikleri zaman, ventilin kapanması için çok küçük de olsa bir zaman aralığına gerek vardır. Bu zaman aralığında, boru devresinde genişleyen yakıtın bir bölümü ventil ile yuvası arasından pompa silindirine geri döner. Bu olaya <> veya <> adı verilir. Bu olay borudaki basıncın düşmesi ve yüksek basınç etkisiyle enjektörlerin damlatmaması açısından çok önemlidir. Bu açıklamadan, geriye dönüş olayına da, pompaya dönen yakıtın miktarının ventilin kapanması ile çok yakından ilişkili olduğu anlaşılmaktadır. Plancır ve Silindiri: Çoğunlukla, bir besleme pompası tarafından verilen yakıtın basıncını yükselten plancır ve silindir, pompanın en önemli bölümüdür. Pompalar yüksek karşı basınca karşı çalıştıklarından, çok duyarlı ve uzun ömürlü olmak ve değerli malzemeden yapılmak zorundadır. Kaçakları en aza indirmek için çoğu zaman, plancır ile silindiri arasında 0,00254 mm'lik bir boşluk sağlanabilmektedir. Yakıt basıncının çok yüksek olmasına rağmen, çok küçük boşluk nedeniyle plancır ile silindiri arasından yakıt kaçakları çok azdır. Bu bakımdan kaçakların önlenmesi için, bir çok pompa pistonunda olduğu gibi, yakıt pompası plancırları üzerinde seğ man donatılmasına gerek yoktur. Yakıt Borusu Genellikle yakıt pompaları yakıtı, kendilerini enjektörlere bağlayan boru devrelerine yüksek basınçla verirler. Boru devresine verilen yakıtın tümü enjektörlere iletilir. Ancak; püskürtme süresinin herhangi bir noktasında devreye giren yakıt miktarı, devreyi terk eden yakıt miktarına eşit değildir. Bunun nedeni, yakıtın kendisi ve metal boruların esnekliğidir. Bu nedenle, yüksek basınç devrelerinde, iç çap ile kıyaslandığında, büyük et kalınlığında metal borular kullanılır. Yüksek basınç borularının düzgün ve tüm boru boyunca aynı çapta olmaları; bozulma ve kırılmaksızın 200 bar ve daha yüksek basınçlara dayanmaları gerekir. Ayrıca; bu borular istenilen şekil ile sokulabilmeleri için yeterince esnek olmalıdırlar. Soğuk çekilir ve dikişsiz yapılırlar. Pompa Arızaları Modern dizel motorlarında yakıt pompaları çok yüksek ve değişken karakterli basınç altında çalışırlar. Bu nedenle çalıştırma mekanizmasının çok güvenli olması, ventilin yuvasına iyi oturtması ve yakıt sızdırmaması; çalışan parçaların verimli bir şekilde yağlanması; havanın yakıt sistemlerinden çıkarılması; plancır ile ventilin çalışmasını bozan ince kum gibi yabancı maddelerin yakıttan ayrılması gereklidir. Yakıt pompalarında en fazla zedelenen, aşınma ve çatlamaya en fazla maruz kalan kısımlar; * Plancırın helis bulunan üst kısmı * Plancırın helis bulunan yüzeylerinde oluşan ve büyüteçle görülebilen ince çatlaklar. * Plancır veya silindirin aşınması * Port ve helis kontrollu pompalarda, çıkış portu yüzeylerinin aşınması * Rak kolu ile fener dişlinin dişleri arasındaki boşluğun aşınma sebebiyle büyümesi * Ventilde çatlakların oluşması Belirli bir süre çalıştırılan plancır ve silindirlerin homojen bir parlaklığa sahip olmaları gerekir. Bazı kısımların yüzeyleri büyüteçle kontrol edilir. Çiziklerin varlığı, sözü edilen parçalar için onarım gerektiğini gösterir. Plancır yayı kırık, çarpılma ve kuvvetini kaybedip kaybetmeme yönünden denetlenir. Dişlilerin ve diğer parçaların dururmu bakımından kramayer dişli veya rak ko lu ve fener dişli de kontrol edilmelidir. Pompa ventillerinin kaçırmalarının nedeni, yakıtın içindeki paslandırıcı asit ve çok ince kumdur. Yakıtın içinde kumun varlığı, ventil yüğzeyinde kanal şeklinde çiziklerin oluşması ile anlaşılır. Yakıtın içindeki asit ise, ventil yüzeyi, ventil yuvası ve diğer kısımlarda çok küçük çukurlar oluşturur. Ayrıca ventilin yuvasını dövmesi de yuva yüzeylerinin hafifçe bozulması ve bu yüzeylerin çok parlak bir görünüm olmasına neden olur. Sökülen Pompanın Yerine Bağlanması Temizlik işlemleri tamamlandıktan sonra, belirli bir silindirin pistonu, volan el ile veya bir süngü yardımıyla motorun dönüş yönünde hareket ettirilerek ÜÖN'dan 15~16° öncesine, yani pompanın yakıt püskürtme başlangıcı durumuna alınır. Bu durum dizel motorlarının volanları üzerinde F(fuel) harfi ile gösterilir. Piston ÜÖN'dan önceki F durumuna alırken çok dikkatli olmak gerekir. Bilindiği gibi, dört zamanlı dizel motorlarında piston, çevrimi sırasında iki kere ÜÖN'ya çıkar. Bunlardan birinde hem giriş hem de egzoz supapları açıktır. Pompanın, pistonun bu durumda yerine bağlanması son derece sakıncalıdır. İkinci durumda ise her iki supap kapalıdır. Bu durum kompresyon kursunun sonu veya yakıt püskürtmenin başlangıcıdır. Enjektörler Yakıt pompalarının çıkış ventillerin den geçen yüksek basınçlı yakıtın, silindirlerin yanma odalarına püskürtülmesini sağlayan cihazlara <enjektör> veya <> isimleri verilir. Dizel motorlarında; iyi bir yanma sağlayabilmek için yakıtın yüksek basınç altında ve yapay bir sis şeklinde yanma odalarına püskürtülmesi gerekir. Püskürtme sırasında yatay sisi oluşturan yakıt küreciklerin çapları, motorun yapısı ve püskürtme basıncına bağlı olarak 6~50 mikron değerleri arasında değişmektedir. Enjektörlerin büyük bölümü iğnenin farklı çaplardaki konik yüzeyi nedeniyle basınç altında açılır ve basınç düştüğünde iğne, yayı ile yuvasına oturur. DİZEL MOTORLARININ YAKIT SİSTEMİ Dizel motorlarında yakıt sistemi, yakıtın belirli bir yerden alınıp yüksek basınç pompalarına verilmesini sağlayan bir devredir. Bu devrede; yakıt depoları, aktarma pompaları filitreler ve boru devrelerinden oluşmaktadır. Yakıt rafinerilerde damıtıldığında temizdir. Rafinerilerden ulaşım araçlarına, örneğin tankerlere, tanker kamyonları vb. araçlara aktarılması veya taşınması sırasında, akaryakıt depolarında türlü nedenlerle kirlenir.Yakıtların kirletilmesinde tank artıkları, pas, tortu, su ve eksik yanma ürünleri birinci planda gelir. Dizel motorlarının verimli bir biçimde çalıştırılması için önemli noktalardan biri; yüksek basınç pompası ve enjektörlere çok temiz yakıtın verilmesinin sağlanmasıdır. Yakıtta onu kirleten yabancı maddeler bulunduğu zaman, yüksek basınç pompasının birbirlerine çok iyi bir şekilde alıştırılmış bulunan plancır ve silindiri arasından kaçaklar çoğalır ve dolayısıyla pompa, silindire püskürtülecek yakıt miktarını duyarlı olarak saptayamaz. Bu nedenle çok silindirli ve her silindiri ayrı bir pompayla donatılmış motorlarda, silindirlerdeki yük dağılımı değişir. Motorun tam yükte çalışması sırasında aşınma sonucu kaçakları fazla olan pompa nedeniyle, o pompanın bağlı olduğu silindirin yükü azalır, diğer silindirler ise taşımakta oldukları yükten daha fazlasını yüklenirler. Böylece, pompalar daha iyi durumda olan silindirler aşırı yükte çalışır ve belirli bir tehlikenin etkisine girerler. Çoğu zaman silindir gömlekleri, piston ve piston segmanlarının hızlı bir biçimde aşınmalarından, içlerinde yabancı maddeler bulunan yakıtlar sorumludur. YAKIT SİSTEMİ Yakıt deposundan hemen sonra bir kapama vanası vardır. Kapama vanasından hemen son ra, besleme pompası ile depo arasında alçak dirençli bir filitre donatılır. Besleme pompasının depodan emdiği yakıt bu filitreler den geçerken içindeki yabancı maddeleri filitre elemanı tarafından tutulur. Özellikle katı yabancı maddelerin tutulması, aktarma (besleme) pompasının korunması yönünden önemlidir. Besleme pompası ile yüksek basınç pompası arasına, birbirlerine seri bağlı filitreler konulabilir. Yüksek basınç pompası tüm silindirler için bir mahfaza içinde toplanmış olup, birleşik türden bir pompadır. Bu pompa ile enjektör arasında bir boru devresi vardır.Pompada basıncı yükseltilen yakıt, bir boru yardımıyla enjektöre gönderilerek silindirlere püskürtülür. Bu arada bir miktar yakıt ise, enjektörden yakıt deposuna boşaltılır. YAKIT DEPOLARI Dizel motorunun belirli bir süre çalışmasını sağlayacak yakıtı depolayan ve içinde daima temiz motorin bulunan depolara yakıt deposu denir. FİLİTRELER Rafineride temiz olan yakıt doldurma, nakliye ve boşaltma sırasında kirlendiğinden temizlenmesi gerekir. Dizel yakıtlarını temizlemek için ilk adım, yüksek basınç pompasının giriş tarafına çok iyi bir filitre yerleştirilmelidir. Yakıtın içindeki yabancı maddelerin tutulması amacıyla depo ile motor yada aktarma pompası ile yüksek basınç pompası arasına ve bazen sözü edilen her iki tarafta birer filitre konulması yerinde olur. Dizel motorlarının yakıt devrelerinde uyğun olarak kartuş türü filitreler kullanılır. Bu tür filitrelerde eleman yapımında * Pamuk ipliği * Az bükümlü pamuk ipliği * Akordiyon şeklinde sıkıştırılmış kağıt * Sellüloz diskler * Yün ipliğinden dokunmuş torba * Sık dokunmuş filitre torbası kullanılır. Filitre elemanı üzerinde çok sayıda dairesel delikler bulunan silindirik kap ile, filitre kabının ortasında bulunan bir boru arasına yerleştirilir. Yakıt filitreye sağ taraftan verilir, elemanın dışında ki delikli silindirin çevresinden filitre elemanına girer, eleman içinden geçer, merkezdeki boruya girer ve oradan da sola doğru, boşalma devresine verilir. Bu tür filitrelerde, eleman kirlendiği zaman yerinden çıkarılır ve motorin içinde, çevresinde kir görünmeyinceye kadar iyice yıkanır, benzin veya tetraklorürde çalkalanır ve toz bulunmayan bir ortamda ve atmosferik basınçtaki havada kurutulur. Bu tür filitrelerin elemanları yaklaşık olarak 12 defa temizlendikten sonra yenisiyle değiştirilmelidir. Filitrenin türlü kısımlarında bulunan ve yakıt kaçaklarına engel olan conta, salmastra vb. elemanlar filitrenin her sökülüşünde değiştirilmelidir. Filitreleme verimi, filitre elemanının uzun süre kullanılması halinde giderek yük selir. Çünkü kullanma sırasında filitre elemanının dış yüzeyinde oluşan ince bir katman, yardımcı bir eleman gibi görev yapar. Ancak bu katmanın kalınlığı arttıkça, yakıt akımına direnç de artar ve motorun gereksinimi olan yakıt filitreden geçemez. Bu tür filitre elemanları için yapımcı firmaların öğütlerinin dikkate alınması gerekir. Pompalar Büyük güçlü dizel motorlu bir tesiste bir kaç akaryakıt pompası vardır. Bunlardan biri depoları boşaltmak içindir. Eğer depodaki yakıt gravite olarak kendiliğinden akmıyor ise, bir pompanın yakıtı ana depolardan alarak dinlendirme veya servis tanklarına vermesi gerekir. Bu tür pompalar<> pompası adını alır. Bir başka pompada servis depolarının motor seviye sinden daha aşağıda olması durumunda, yakıtın yüksek basınç pompasına verilmesini sağlayan pompadır.Bunada <> pompsaı denmektedir. Besleme Pompaları Yakıt sistemlerinde; yüksek basınç pompalarına basınçlı yakıt veren pompalara genellikle <besleme pompası> adı verilir. Bu pompaların ana görevleri; yüksek basınç pompalarının giriş taraflarında sabit bir basınç oluşturmaktır. Bazı küçük güçlü motor tesislerinde motor odasının yüksek bir yerine yerleştirilmiş bir servis tankı bulunur ve yakıt yerçekimi veya kendi ağırlığıyla yüksek basınç pompalarına gelir. Oysa, modern dizel motorlarının büyük bir bölümü, yüksek basınç pompalarının alıcı taraflarında, yaklaşık 1,5~2 Bar'lık bir basınç gerektirirler. Dizel motorlarının yakıt devrelerinde diyaframlı besleme pompaları kullanılmaktadır. Şekilde diyaframlı bir aktarma pompası görülmektedirler. Bu tür pompalar yüksek basınç pompalarının bir tarafına yerleştirilir ve onun eksantrik mili üzerindeki bir kam ile çalıştırılır. İşletme kolunun bağlı olduğu mekanizma, kam yarım tur döndüğünde D yayını sıkıştırır ve E diyaframını sağa doğru bir miktar hareket ettirir. Diyaframın bu hareketi sol tarafındaki hücrede kıs- mi bir vakum oluşmasına neden olur. Bu vakum, üzerindeki yayın basıncını yenen F ventilinin yuvasından kalkmasını ve yakıtın vakum hücresine dolmasını sağlar. Dolayısıyla diyaframın emme kursu, kamın pozitif hareketi ve veriş kursu ise D yayı ile sağlanmaktadır.Veriş kursu sırasında yakıt, diyafram hücresinden bir küresel geri döndürmez ventil arasından geçirilerek yüksek basınç pompasına iletilir. Pompanın yakıt basıncı D yayının tansiyonu ile düzenlenir. Gürültü ve istenmeyen aşınmayı önleyebilmek için, A kolu bir yay yardımıyla kam ile sürekli temas halinde tutulur.
__________________
| ||
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| YaĞlama sİstemlerİ | MUZO | Motor/Teknik Bilgiler | 0 | 12-27-2009 23:46 |
| SoĞutma sİstemlerİ | MUZO | Motor/Teknik Bilgiler | 0 | 12-27-2009 23:46 |