![]() |
| |||||||
BOTANİK icinde Botanik - Bitki Bilimi konusu , Botanik Botanik , bitkileri inceleyen bilim dalı. Alt dalları Bitki morfolojisi , bitkilerin iç ve dış yapılarını genel olarak inceler. Bitki morfolojisi birçok alt dala ayrılır: Bitki histoloji , bitki ...
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 | ||
|
SİTE KURUCUSU
|
Botanik
Botanik, bitkileri inceleyen bilim dalı. Alt dalları Bitki morfolojisi, bitkilerin iç ve dış yapılarını genel olarak inceler. Bitki morfolojisi birçok alt dala ayrılır:
Bitki ekolojisi, bitkilerin diğer canlılarla ve yaşadıkları çevre ile olan ilişkilerini araştırır. Sistematik botanik, bitkileri birbirleri ile olan tabii akrabalık derecelerini göz önünde tutarak ve filogenetik gelişmelerine dayanarak inceleyen, küçük veya büyük topluluklar halinde gruplandıran botanik dalıdır. Diğer bilim dalları ile ilgili olan ilişkileri Bitki coğrafyası, bitkiler alemi ile yeryüzü arasındaki ilişkileri ve bitkilerin yayılışını araştıran bir bilim dalıdır. Fitocoğrafya ve Geobotanik olarak da bilinir.
__________________
| ||
|
|
|
|
|
#2 | ||
|
SİTE KURUCUSU
|
Alm. Botanik (f), Fr. Botanique (f), İng. Botany. Bitkiler aleminden bahseden bilim kolu. Botanik terimi, “Botane” (ot, çayır) veya “Botanikos” (ot, çayır) kelimelerinden alınmıştır. Yine aynı anlama gelen "fitoloji" tabiri ise Yunanca "Phyton" (bitki) ve "logos" (bilim) kelimelerinden birleşmiştir. Dilimizde eskiden Arapçadan alınmış olarak “İlm-i Nebatat”, “Nebatat İlmi” veya kısaca “Nebatat” şeklinde kullanılmıştır. Botaniğin Türkçe karşılığı “Bitki Bilimi”dir. Botanik ilmi genel olarak dört kısma ayrılarak incelenebilir: Morfoloji, Fizyoloji, Genetik, Sistematik veya Taksonomi.
1. Morfoloji: Bitkilerin iç ve dış yapılarını genel olarak inceler. Sitoloji (Hücre bilimi), Histoloji (Doku bilimi) ve Organografi (Organ bilimi) gibi kollara ayrılır. 2. Fizyoloji: Bitkilerdeki hayati olayları fizik ve kimya kanunlarına dayanarak inceler. Madde değişimi (Metabolizma), büyüme-gelişme ve hareket fizyolojisi olmak üzere üçe ayrılarak incelenmektedir. 3. Genetik: Canlılardaki istidatların (karakterlerin) döllere geçiş tarzını ve kaidelerini inceleyen ilim kolu. Genetik (kalıtım) adını alır. Ferdin iç ve dış karakterlerini nasıl kazandığını, ana-babasına veya yakınlarına neden benzediğini, tabiatta bitki ve hayvanların gösterdiği çok sayıda çeşitliliğin neden ileri geldiğini incelemeyi konu edinmiş olan genetik, yirminci asrın başında dünyaya gelmiş bir bilim dalıdır. 4. Sistematik veya Taksonomi: Bitkileri birbirleri ile olan tabii akrabalık derecelerini göz önünde tutarak ve filogenetik gelişmelerine dayanarak inceleyen, küçük veya büyük topluluklar halinde gruplandıran botanik koludur. Botanik biliminin diğer önemli kolları şunlardır: Ekoloji: Bitkilerin diğer canlılarla ve yaşadıkları çevre ile olan ilişkilerini araştırır. Bitki Coğrafyası: Bitkiler alemi ile yeryüzü arasındaki ilişkileri ve bitkilerin yayılışını araştıran bir bilim koludur. Fitocoğrafya ve Geobotanik olarak da anılır. Paleobotanik: Fitopaleontoloji olarak da bilinir. Jeolojik çağlarda yaşamış ve nesilleri ortadan kalkmış bitkilerin kalıntılarını, yani bitkisel fosilleri, sistematik ve yayılışları bakımından inceler. Evolüsyon (Evrim): Bitkilerin, yeryüzünün kuruluşundan bugünkü hallerine gelinceye kadar geçirdikleri ferdi ve toplu değişiklikleri araştırır. Bugüne kadar, bir canlı türünün diğer canlı türüne dönüştüğü faraziyesi ispatlanamamıştır. (Bkz. Darwinizm) Botanik ilmini uygulamalı (tatbiki) yönden de aşağıdaki kollara ayırmak mümkündür: Eczacılık Bakımından Farmasötik Botanik: Eczacılık botaniği; tıbbi bitkileri belirli sistematik gruplar altında tanıtan, bunlardan elde edilen ilaç hammaddeleri (drog) ile tedavide kullanılma yerlerini kısa olarak anlatan bir bilim koludur. Farmakognozi: İlaç hammaddelerinden biyolojik menşeli kollarını tanıtan, onların yapılarını aydınlatan ve kısmen kullanım alanlarını açıklayan bir bilim koludur. Ziraat Bakımından Zirai Botanik: Zirai bitkilerin sistematiği hakkında bilgi verir. Fitotekni: Bitki yetiştirme. Zirai Fitopatoloji: Zirai bitkilerin hastalıklarını inceler. Teratoloji: Fitopatolojinin, hastalık şeklinde ve kalıtsal olan anormal yapıları inceleyen özel kolu. Ormancılık Bakımından Orman Botaniği: Orman ve park ağaçlarının sistematiği. Silvikültür: Orman yetiştirme. Orman Fitopatolojisi: Orman ve park ağaçlarının hastalıkları. Bitkiler alemi filogenetik bir sisteme göre şöyle sınıflandırılabilir: 1. Bölüm: Bölünen bitkiler (Schizophyta) (Virüsler ve Bakteriler), 2. Bölüm: Algler (Su Yosunları (Phycophyta), 3. Bölüm: Mantarlar (Mycophyta), 4. Bölüm: Likenler (Lichenes), 5. Bölüm: Kara Yosunları (Bryophyta), 6. Bölüm: Eğrelti Otları (Pteridophyta), 7. Bölüm: Tohumlu-Çiçekli Bitkiler (Spermatophyta). Bugün yaşayan bitki türü 380.000'den fazladır. Buna göre yukarıdaki bölümlerin yaklaşık bitki sayısı şöyledir: Bölünen Bitkiler (Schizophyta)3.600 tür Su Yosunları= Algler (Phycophyta)33.000 tür Mantarlar (Mycophyta).56.000 tür Likenler (Lichenes)20.000 tür Kara Yosunları (Bryophyta)26.000 tür Eğrelti Otları (Pteriodopyta)12.000 tür Tohumlu Bitkiler (Spermattophyta)227.000 tür Tohumlu Bitkiler (Spermatophya) bölümünü oluşturan 227.000 tür ise şu şekilde dağılmıştır. Açık Tohumlular (Gymnospremae)800 tür Kapalı Tohumlular (Angiospermae)226.000 tür İki Çenekliler (Dicotyledonae)172.000 tür Bir Çenekliler (monocotyledonae)54.000 tür Yukarıda görüldüğü gibi bitkiler alemi, gerek görünüş, gerek iç ve dış yapıları, üremeleri bakımından birbirinden farklı organizmalardan meydana gelmiştir. Sistematik veya taksonomik botaniğin ilk vazifesi, bitkiler alemini teşkil eden münferit bitki formlarını, esaslı şekilde inceleyerek, birçok bakımdan benzerlik, yakınlık gösterenleri önce en dar, en küçük bir kavram altında toplamaktır. Böylece bitkiler aleminin temel taşlarını, elementlerini teşkil eden ana birime, tür veya nevi (Species) kavramına varılmış olunur. Ancak bu türleri inceleyerek ve birbirleri ile karşılaştırıp daha üst gruplarda toplanabilir. Botanik, bitkileri inceleyen bilim dalı.Bitki bilimi. Bitki morfolojisi birçok alt dala ayrılır. •Bitki histoloji, bitki dokularını inceler. •Bitki sitolojisi, bitki hücresini inceler. •Bitki anatomisi, bitki dokularını organ düzeyinde inceler. •Üreme morfolojisi, yaşam çevrimini inceler •Morfogenez, bitkilerin gelişmesini inceler. •Agrostoloji, otsu bitkilerle ve özellikle bu bitkilerin sınıflandırılmasıyla ilgili botanik dalı. Diğer bilim dalları ile ilgili olan ilişkileri Araştırma konusu, yöntemi ve amaçlarındaki bazı özellikleri yardımıyla ekolojiyi diğer doğa bilimlerinden ayırma olanağı vardır. Ekoloji bütün canlılar için ortak olan ve canlılar üzerinde etki yapabilen temel konularla ilgilenir. Diğer bir ayırıcı özelliği ise ekolojinin bir canlıya ait belirli organları ve bu organlardaki hayat süreçlerini değil, canlıların içinde bulundukları hayat ortamı ve diğer canlılarla olan karşılıklı ilişkilerini incelemesidir. Ekoloji, canlıların birbirleri ve çevreleriyle ilişkilerini inceleyen bilim dalıdır. Ekosistem ise canlı ve cansız çevrenin tamamıdır. Ekosistemi de abiotik faktörler (toprak, su, hava, iklim gibi cansız faktörler) ve biyotik (üreticiler, tüketiciler ve ayrıştırıcılar) faktörler olmak üzere iki faktör oluşturur. •Otokoloji •Topluluk Ekolojisi •Ekosistem Ekolojisi •Peyzaj Ekolojisi
__________________
| ||
|
|
|
|
|
#3 | ||
|
SİTE KURUCUSU
|
BOTANİK ya da bitkibilim, biyolojinin bitki******leri inceleyen dalıdır. Bilim adamlarının bitki tanımında henüz tam bir görüş birliğine vara******mamış olmalarına karşın, yalnız gerçek bitki******ler değil, uzmanların bitki olarak kabul etme******dikleri bütün bitkisel canlılar da bu bilim dalının kapsamına girer. Örneğin suyosunları ile mantarlar çağdaş sınıflandırmada bitki sayılmadığı halde, suyosunlarını, yani algleri inceleyen algoloji ile mantarları inceleyen mikoloji hiç tartışmasız botaniğin uzmanlık dalları sayılır. Bu bilimin, gerçek bitkiler arasından da yalnızca belirli bir grubu, sözge******limi eğreltiotlarını konu alan pteridoloji, yap-rakyosunları ile ciğeryosunlarının oluşturdu******ğu karayosunları grubunu konu alan briyoloji ve yalnızca fosil bitkileri inceleyen paleobota-nik gibi başka uzmanlık dallan da vardır. Oysa botaniğin ana bölümleri böyle bir ayrım yapmaksızın bütün bitkileri ele alır; ama her biri bitkileri değişik bir açıdan inceler. Bu dört ana bölüm ile kapsadıkları başlıca altbölümler aşağıda kısaca tanımlanmıştır:
1. Bitki morfolojisi bitkilerin kök, gövde, yaprak, çiçek gibi bölümlerinin bütün yapısal ve biçimsel özelliklerini inceler. Bu geniş kapsamlı bölümün daha ince ayrıntılar üzerin******de yoğunlaşmış birçok altbölümü vardır. Ör******neğin yapısal morfoloji bitkilerin bütün bö******lümlerini dış yapıları ve görünümleriyle bi******çimsel açıdan ele alırken, bitki anatomisi iç yapılarını doku ve hücre düzeyinde inceler. Bu inceleme de dokuların yapılanma özellik******lerini araştıran bitki histolojisi ya da dokubilimi ile hücrelerin biçim, boyut, duvar kalınlığı gibi mikroskobik yapısal özelliklerini araştı******ran bitki sitolojisi ya da hücrebilimi gibi uzmanlık alanlarına dayanır. Kısacası çiçekle******rin konumu, taçyaprak ve çanakyaprakların yerleşme düzeni, erkekorganların ve dişior-ganların ayırt edici yapısal özellikleri, yaprak******ların biçimi ve dokusu üstüne bütün ayrıntılı bilgileri bitki morfolojisi sağlar. Bu nedenle bitkilerin sınıflandırılması, yani benzer özel******liklerine göre sınıf, takım, familya, cins ve tür düzeyinde gruplandırılması büyük ölçüde bit******ki morfolojisine dayanır. 2. Bitki fizyolojisi bitkilerin üreme ve büyü******me süreçlerini, yaşam çevrimini, solunum ve beslenme gibi yaşamsal işlevlerini konu alır. Örneğin köklerin topraktan suyu emmesi, su ve besin maddelerinin iletimdoku sistemiyle yapraklara taşınması, yapraklarda fotosentez******le besin üretimi bu inceleme alanının kapsa******mına girer. Bitki morfolojisi ile bitki fizyolojisi sağlıklı bitkileri konu alırken, bitki patolojisi ya da fitopatoloji de bitki hastalıklarıyla ilgilenir. 3. Bitki ekolojisi ya da çevrebilimi biryandan bitkilerin yaşadığı doğal ortamın biyolojik ve fiziksel özelliklerini, örneğin toprak,nem, hava sıcaklığı ve ışık koşullarını, bir yandan da bitkilerin çevreyle ilişkilerini, yani hem cansız doğanın, hem de aynı ortamdaki öbür bitkiler ile hayvanların bitki toplulukları üzerindeki etkilerini araştırır. Ayrıca orman, çalılık, fundalık, çayır, bataklık ve turbalık gibi bitki topluluklarının incelenmesi de bu bölümün konusudur. 4. Bitki sistematiği türler arasındaki farklılıkları saptayarak bütün bitkileri ortak özelliklerine göre sınıflandırır; bitki taksonomisi de tanımlanmış özelliklerine göre bitkileri adlandırır. Ayrıca botanik ile öbür bilim dallarının işbirliğinden doğan ortak uzmanlık alanları da vardır. Örneğin bitki coğrafyası bitkilerin yeryüzündeki dağılımını, etnobotanik insan topluluklarının tarih boyunca bitkilerden nasıl yararlandığını, bitki genetiği ise kalıtsal özel******liklerin yeni döllere nasıl aktarıldığını ve gen aktarımıyla insana daha yararlı ya da daha verimli soyların nasıl elde edileceğini araştı******rır. Bunların dışında, botaniğin özellikle ta******rım, ormancılık, bahçecilik, seracılık ve ecza******cılıkla da çok yakın ilişkisi vardır. BOTANİK BAHÇELERİ yalnızca çevreyi gü******zelleştirmek amacıyla düzenlenmediği için öbür bahçe ve parklardan oldukça farklıdır. Bu bahçeler, bir yörenin yerli bitkileri ile o iklimde yetişmeyen bitki örneklerini bir araya derleyip özel bakım altında iklime uyum sağlamalarını amaçlayan zengin bir bitki ko******leksiyonudur. Bahçenin görünümünü güzel******leştirmek için bazen aralarına ağaç ve çalılar dikilse de, bitkilerin yerleşme düzeninde mut******laka bilimsel sınıflandırma gözetilir; yani aynı familya, cins ve türden bitkilerin bir arada bulunmasına özen gösterilir. Böylece hem aranan bitki kolayca bulunabilir, hem de türler arasındaki yapısal benzerlikler ön plana çıkar. Her bitki örneğinin yanına ya da üstüne de anayurdu, halk arasında bilinen adı ve Latince adı yazılır. Botanik bahçelerindeki bitki örnekleri ço******ğu kez coğrafya bölgelerine ya da doğal ortamlarına göre de gruplandırılır. Örneğin tropik bitkiler ya da su bitkileri için genellikle ayrı bölümler vardır. Açık havada yetiştirilen bitki türleri, botanik bahçesinin bulunduğu bölgenin iklim koşullarıyla sınırlıdır. Bu ne******denle, o iklimde yaşamayan bitkiler için gerekli sıcaklık, ışık ve nem koşullarını sağla******yarak bahçedeki tür sayısını artırmak amacıy******la seralar düzenlenir. Örneğin seralarda yarı gölgeli tropik yağmur ormanları ya da rüzgârlı yüksek dağ etekleri gibi özel çevre koşulları yaratılabilir. Botanik bahçelerinin yalnız ağaç, çalı ve odunsu bitki örneklerini içeren bölümüne arboretum, kurutulmuş otsu bitki koleksiyon******larına da herbaryum denir. Öğrenim Merkezleri Başlangıçta yalnız şifalı bitkilere ayrılmış olan bu bahçelerin kapsamı giderek genişledi ve 16. yüzyılın ünlü botanikçilerinden Carolus Clusius, Leiden'deki botanik bahçesinde bü******yük bir soğanlı bitki koleksiyonu oluşturdu. Bugün Hollanda'nın dünya çapında ünlü olan laleleri ve bir sanayi dalına dönüşmüş olan soğanlı bitki üretimi Clusius'un bu çalışmala******rından doğmuştur. Zengin bitki örnekleriyle dünyanın sayılı botanik bahçeleri arasında anılan Kew Krallık Botanik Bahçesi de 1759'da Londra yakınlarındaki Kew'da kurul******muştur. Bu bahçenin yöneticilerinden Sir Joseph Banks ile Sir VVilliam Hooker, bitki örnekleri toplamak için dünyanın dört bucağı******na keşif gezileri düzenlediler. Böylece Avru******pa'da hiç tanınmayan bitki türleriyle zenginle******şen bu bahçe, 1800'lerin ortalarında, yeni bahçe bitkilerini üreten, besin, ilaç, kozmetik ve parfüm sanayilerine hammadde sağlayan önemli bir merkez olarak tanındı. Kew Bota******nik Bahçesi bugün 25 bin canlı bitki türü ile 6 milyon kurutulmuş bitki örneğini içerir. 1935'te Süleymaniye'de 27 bin metre karelik bir alanda kurulmuş olan İstanbul Üniversitesi Botanik Bahçesi'nde 3.000 kadar yerli ve ya******bancı bitki türü, dokuz sera, herbaryumunda da 37 bin kurutulmuş bitki örneği bulunur. Ay******rıca Ege ve Dicle üniversiteleri fen fakülteleri ile Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi'nin birer herbaryumu, İstanbul Üniver******sitesi Orman Fakültesi'nin de zengin bir arboretumu vardır. 20. yüzyılda, şifalı bitkiler yetiştirmek ve tıp öğrencilerini eğitmek için kurulan botanik bahçelerinin sayısı giderek azaldı. Bunların yerini üniversitelerin araştırma merkezleri ve sanayi kuruluşlarına bağlı özel birimler aldı. Gene de bugün dünyanın hemen her ülkesin******de büyük botanik bahçeleri vardır. Bilimsel araştırma ve inceleme merkezi olma görevini sürdüren bu bahçelerin çoğu, bitkiler âlemini tanıtmak ve doğa sevgisini aşılamak için halka da açılmıştır.
__________________
| ||
|
|
|
|
|
#4 | ||
|
SİTE KURUCUSU
|
Ağaç, tek gövdesi bulunan, beslenmeyi ana ve yan köklerden alan 4-5 m boyundaki odunsu bitki.
Toprağa düşen tohumdan en önce fide meydana gelir. Fide bir yıl sonra fidan halini alır. Hücrelerinin çoğalmasıyla dal ve yapraklar, gövde ve kök olarak üç parçadan ibaret bir ağacın küçük bir modeli olur. Her yıl ağacın dallarında ve köklerinde yeni sürgünler çıkarken, gövdede de bir tane yıllık halka meydana gelir. Bu halkalar, ağacın enine büyüyerek yaptığı odun tabakasıdır. Yağışı bol yıllarda, geniş bir halka; kurak geçen yıllarda ise, ince ve küçük bir halka meydana gelir. Bu halkalardan ağacın yaşı kolayca anlaşılabilir. Gövdesinden enine kesilen bir ağaç incelenecek olursa, en dışta kabuk, sonra yıllık halkaları meydana getiren hücre tabakaları ve en içte de öz kısım görülür. Bir ağacın gerçekten canlı olan biricik kısmı, kabuğun altında odunun yüzeyindeki ince bir hücre tabakasıdır. Buna katman doku tabakası denir. Bu tabaka ağacı geliştiren ve büyümesini sağlayan tabakadır. Genç bir ağaca çivi çakıldığında veya ağaç bir dal verdiğinde, çivinin ve dalın yerden yüksekliği hiç değişmez. Bütün canlı varlıklar gibi ağacın da dokularının arasında devamlı bir su dolaşımı olur. Bu su dolaşımının sağlanabilmsi için ağacın devamlı ve bol miktar suya ihtiyacı vardır. Çok büyük bir kayın ağacı, kuru ve sıcak bir günde 250 litre, küçük bir ayçiçeği ise 1 litre su harcar. Okaliptüs ağaçları ise günde ortalama 400 litre su harcadıklarından bataklıkları kurutmada faydalanılır. Ağacın ihtiyacı olan su, büyük ağaç türlerinde 50 metrenin üzerinde bir yüksekliğe çıkmak mecburiyetindedirler. Bu hadisede önemli olan birinci kuvvet kılcallık olayıdır. Odun boruları demetlerinde 20 metreye kadar etkilidir. İkinci kuvvet ise, kök basıncıdır. Bu basınç ile ağaçta su 30 metre kadar yüksekliğe çıkarılabilmektedir. Bir diğer önemli kuvvet de yapraklardan suyun buharlaşması (terleme) ile meydana gelen emme kuvvetidir. Buna kohezyon gerilimi de denir. Terlemenin (transpirasyon) büyük kısmı gözeneklerle, az bir kısmı da diğer yüzeylerle sağlanır. Kohezyon kuvveti su moleküllerini birbirine bağlar. Bu gerilim, suyun kopmayan bir sütun halinde yükselmesini sağlar. 100 metreye kadar etkilidir. Sekoya gibi yüksekliği 100 metreyi bulan dev ağaçlarda su tepelere kadar kohezyon kuvvetiyle yükselir. Bir ağaç kendi besinini doğrudan doğruya toprak ve havadan güneş ışığı vasıtasıyla üretir. Bu, hiçbir canlı hayvan vücudunun yapamadığı son derece karmaşık bir hadisedir. Yapraklardaki klorofil denilen yeşil madde sayesinde, havanın karbondioksitinden, güneş ışığı altında fotosentez denilen olay sonucunda kendisi ve diğer canlılara faydalı besinleri meydana getirir. Her yaprak, kendini dışarıya karşı koruyacak çok etkili bir tabaka ile sıkı sıkıya örtülüdür. Hava, yaprakların altındaki çok küçük deliklerden girebilir. Suyun buharlaşması da, yine bu deliklerden (por) sağlanır. Yaprak ihtiyaca göre bu delikleri açar veya kapatır. Ağaç kabuğu çok etkili bir su geçirmeyici zırhtır. Bir ağaç, başından ayaklarına kadar, su buğusunun dışarı sızmasına karşı sırlanmıştır. Ağaçlar günlük hayatın her kısmında son derece çeşitli ve o derece yaygın olarak kullanılır. Kağıt yapımından mobilya yapımına, meyvelerinin besin olarak kullanımından süs ağaçlarına kadar, sayısız denebilecek kullanılış yeri vardır. Büyük ağaç toplulukları olan ormanlar ise, bir memleketin iklimini, hatta ekonomisini etkileyecek kadar önemlidir. Eski jeolojik devirlerde yaĞPKLşamış, bugün nesli tükenmiş dev ağaçlara dünyanın bazı bölgelerinde nadiren rastlanabilmektedir. Ağaçların boyları ve yükseklikleri bir hayli değişiklik gösterir. Boyları üç metreden yüz on metreye kadar; yaşları otuz-kırk yıldan beş bin yıla kadar olan ağaçlara rastlanmaktadır. Dünyanın en yaşlı ve yüksek ağaçlarından olan ve ABD'de Sierra Nevada Dağlarında bulunan sekoyalar (Sequoia) yüz on metre yüksekliğe ve 6-9 m çapa erişebilir. Bunların yaşları da dört bin yılı bulmaktadır. Avustralya'da yüksek boylu ormanlar meydana getiren okaliptus ağaçları da yüz metreyi bulmaktadır. Ağaçların yaşları bir hayli farklılıklar göstermektedir. Son yıllarda dünyanın en yaşlı ağacının higori çamının (Pirus aristata) olduğu belirlenmiştir. Ağaçların gelişmesi için en elverişli şart bol yağmur olup, bu da tropik iklimlerde görülür. Tropikal iklimlerde kurak bölgelerin cüce bitkileri ağaç haline gelir. Fırtınalar, seller, yıldırım, yangın gibi tabii afetler, usulsüz kesimler gibi insanların yaptığı tahripler, bitki hastalıkları, ağaçların en büyük düşmanları olarak sayılabilir. Türkiye'de yetişen bazı ağaçların yaşları: Meşe, ıhlamur, köknar 1000 yıl Kayın 900 yıl Zeytin 400 yıl Elma, armut 300 yıl Türkiye'de yetişen bazı ağaçların yükseklik ve kalınlıkları: Ağaç Boyu Çapı Köknar 75 m 3 m Ladin 60 m 2 m Çam 50 m 1 m Kayın 44 m 2 m Meşe 53 m 4 m Dişbudak 30 m 1,7 m Ağaçların özellikleri Ağaçlar, yaşamları boyunca büyümeyi sürdüren odunsu bitkilerdir. Ağaçların biçimleri, büyüklükleri ve yaşam süreleri, türden türe değişkenlik gösterir. Yeryüzünde, narin süs ağaçlarından, dev sekoyalara kadar, 20.000 kadar'den fazla ağaç türü olduğu bilinmektedir. Bilinen en yaşlı ağaç, Kaliforniya'da bulunan 4700 yaşındaki bir çam ağacıdır. Bilinen en uzun boylu ağaçsa, Avustralya'da bulunan yaklaşık 150 m. boyundaki bir okaliptüs ağacıdır. Ağaç türlerinin en çeşitli olduğu yerler, tropikal yağmur ormanlardır. Ülkemizde de çok sayda ağaç türü bulunur. Ağaçların biçimleri ve büyüklükleri birbirinden ne kadar farklı olursa olsun, iki bitki grubundan birine aittirler. Açık tohumlular ya da kapalı tohumlular. Kapalı tohumlu bitkiler, tohumu koruyucu bir tabakayla kaplı, çiçekli bitkilerdir. Bilinen bitki türlerinin %90'ı kapalı tohumludur. Açık tohumlu bitkilerse, koruyucu bir tabaka kaplanmamış tohumlar üreten ağaçlar ve çalılardır. Bunlar, çiçek açmazlar. En bilinenleri, servi, çam, ladin, ginko gibi ağaçlardır. Cinsler
__________________
| ||
|
|
|
|
|
#5 | ||
|
SİTE KURUCUSU
|
Ağaçların Önemi
Büyük ormanlar bir bakıma "dünyanın akıcıyerleridir: cunkü canlıların yaşaması için eerekli olan oksijenin büyük bölümünü or******manlar sağlar. Ayrıca koklerıyle toprağı tuta******rak toprak kaymasını. asınmayı ve su baskın******larını onleyen de ağaclardır. Ağaçlarda barı******nan ve besinini ağaçlardan sağlayan sayısız hayvan yaşamını ormanlara borçludur. Hır ağacın hemen hemen butun bölümleri ıodu******nu, kabuğu, özsuyu, kökleri, yapraklan, mey******veleri ve tohumları ı insanlarca değerlendırı******lır. Hem yakacak olarak kullanılan, hem de kereste, kontrplak, kâğıt, plastik maddeler, mobilya ve ahşap eşya. demiryolu traversleri gibi sayısız ürünün hammaddesi olan odun ağaçlardan elde edilir (bak. ormancılık). Zeytin, fındık, ceviz ve badem ağaçları ile elma. portakal, şeftali, muz gibi meyve ağaç******ları besin kaynağı olarak önem taşır. Tarçın, karanfil, küçükhindistancevizı gibi bazı baha******ratlar da gene ağaçlardan elde edilir. Kahve ve kakao, ağaç tohumlarının öğütü******lüp suda kaynatılmasıyla hazırlanan birer içecektir. Ağaçlardan elde edilen öbür ürün******ler arasında arapzamkı. kehribar gibi çeşitli zamk ve reçineler: kauçuk: özellikle meşe ve akasva ağaçlarının kabuğundan elde edilen ve derilerin islenmesinde kullanılan tanen: kâfur ve okaliptüs eıbı hos kokulu uçucu vağlar: zeytinyağı ve tong vağı gibi bitkisel sıvı vağlar: bova. vernik ve cilaların ınceltılmesın-de kullanılan terebentin vağı: özellikle man******tar meşesinin kabuğundan elde edilen sise mantarları: karnauba mbı bitkisel mumlar: akcaagac ve paimıveden elde edilen şekerler: kının ve kaskara eıbı ıiaçiar: daha cok can yeleklerinin, şilte ve yastıkların doldurulma******sında kullanılan kapok (Cava pamuğu) gibi bitkisel lifler sayılabilir. Bütün bunlardan başka güzel görünümleriyle çevremizi süsle******yen, yapraklarıyla gölge veren ağaçlar toprak kavbını önlemek ve rüzgârları kesmek için de dikilir. Doğadaki hayvanlara barınak ve yiye******cek sunan ağaçlar yabanıl vaşam ıçın çok önemlidir. Bunca zenginliğin kavnağı olan koruluklar ve ormanlar avnca kent yaşamından bunal******mış insanların sıkıntılarını atıp dinlenebile******cekleri verlcrdir. Çağlar boyunca insanlar sanat ve edebiyat vapıtlarında ağaçların ve ormanların güzelliğini övmüştür. Dünyanın birçok yerinde ağaçların kesile******rek yok edilmesi ürkütücü boyutlara ulaşır Bir vanuan ağaçlarn tarla ya da yol açmak ıcın kesilmesiyle, bir yandan orman yangınla******rıyla dünyamız giderek çoraklaşmaktadır. Hı******ristiyan ülkelerde de her yıl Noel kutlamala******rında süslemek üzere milyonlarca ağaç kesilir. Hangi nedenle olursa olsun kesilen ağaçların yerıne yenilen dikilmedimi. açılan bu alanlar çoğu kez tarla olarak kullanılır. Böylece ust uste birkaç yıl tarım yapıldıktan sonra toprak yoksullaşır ve kullanılmaz duruma gelir. Üstelik ağaçların yok olması ormanlar******da yaşavan hayvanlara ve başka bitkilere de zarar verir. Ağaç ve ormanların insan eliyle vok edilmesi bütün dünyayı ilgilendiren en önemli sorunlardan biridir. Ağacı kutsal sa******van Eski Türkler doğan her çocuk ıcın bir ağaç dikerlerdi, insanoğlunun çok sev borçlu oldu******ğu dogava saygısını gösteren bu güzel gelenek bugün ne yazık ki unutulmuştur.
__________________
| ||
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| ağacın, ağaç, bilgiler, genel, tanımı |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bitki nedir | MUZO | BOTANİK | 5 | 12-20-2009 17:45 |