![]() |
| |||||||
Aşk ve Sevgi Durağı icinde KonuşuLacakLara AnLatıLacakLara RağMen "SuSmaK".. konusu , ..Ne Kadar SusulacakSa..O Kadar "Sustum".. "SuSmaK".. KonuşuLacakLara AnLatıLacakLara RağMen "SuSmaK ".. İsteyerek Veya İsteksiz.. Mecburiyetten Veya GerekLi OLduğu İçin..Yada HiçBirŞey İçin "SuSmaK" .. Acıttığını,,Acıtacağını Ve Daha FazLasını BiLerek "SuSmaK" .. ...
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 | ||
|
|
..Ne Kadar SusulacakSa..O Kadar "Sustum".. "SuSmaK".. KonuşuLacakLara AnLatıLacakLara RağMen "SuSmaK".. İsteyerek Veya İsteksiz..Mecburiyetten Veya GerekLi OLduğu İçin..Yada HiçBirŞey İçin "SuSmaK".. Acıttığını,,Acıtacağını Ve Daha FazLasını BiLerek "SuSmaK".. Çoğumuzun Her An Yaptığıdır Bu LaNeT OLası "SuSmaK".. İşte Burda "SuSmaya" Ve Daha FazLasına DaiR Ne Varsa PayLaşıyoRum.. ...Kimisi İçin Basit..Kimisi İçin DeğerLi..Ama Sizin İçin ÖLümdür,,Acıdır,,Hüzündür "SuSmaK".. ![]() | ||
|
|
|
|
|
#2 | ||
|
|
..SuSuşLaRıM..
Yangın yeri gözlerinden düşen kıvılcımlarla tutuştu yüreğim Önce ağlayan,sonra çığlık çığlık "susan" bir ben çıktı karşına Ellerimde titrek harfler dolanıyor Parmak uçlarım buz kesmiş Nefesim öyle yetersiz ki;ısıtamıyorum ellerimi Yüzümde geceden kalma gözyaşlarımın izleri geziniyor Her biri derin bir boşluk oluşturmuş Ellerimi üzerinde gezindirirken parmaklarım kanamaya başlıyor Her yanı kan kokusu sarıyor sevgili Aşkım kan ağlıyor Ben kan susuyorum Sen kan sunuyorsun Ceplerimde dilime yakışmayan biz kadar "susuşlar" Kimse bilmez ama paylaşılacak kadar bütünleşmemiş bir aşkın "susuşlarıydı" bunlar seni "susuşum" Her an senleşerek geçti bu günler Dilime dolanmış tek bir cümle gibiydin Gerisini getiremediğim,ağzıma tıkanıp kalan bir cümle Duymak isteyen çoktu seni ve bilmek isteyen çoktu içimi Fakat,ben "sustum" kimse duyamadı seni ve sen yoktun kimse bilemedi beni Birbirimizi tutsak ettik yokluğumuza Ben sensizlikle paylaştım seni,sen bensizliğin tadına bile varamadan "sustun" beni... Bu nasıl bir zıtlık sevgili Ve ben böylesi nasıl sevebildim seni Bir ses uyanıyor semadan.. Çığırından çıkmış yokluğuna isyan edercesine haykırıyor Bomboş bir hayatın ucunda.. Sıyrık düşüncelerle sana sesleniyorum.. Ellerimde karanlık,faili meçhul seni sevmelerin ipuçları geziniyor...Ben demeye kalmadan her yanımı sensizlik sarıyor..Geceyi büyüten o "suskun" bakışından sabahın son demine sığınıyorum.. Üşüyorum..SuSuYoRum.. Bir yorgan deyip üzerime örttüğün demli gözlerin ısıtmıyor;daha çok titretiyor bedenimi.. Kan revanım bu diyarda sevgili Her dem hüzün Her dem sensizlik Alışılmış bir ben değil çevremde dolanan.. Leyla diyorlar,garip diyorlar,"suskun" diyorlar artık bana.. Ah bal tadındaki bu sevda!.. Bir bilinmezin gözlerinden sızan ışık, yollarımı aydınlatır şimdilerde.. Aşkın varlığımı perişan edip yokluklara gömerken O elleriyle gülücükler çizmeye çalışıyor yorgun suretime Ceset ceset üzerimizden ne kadar aşk geçse de Yılmadan,"susuşların" "suskunluğa" boyandığı an için Birlikte savaşıyoruz sensizlikle Ne göründüğüm kadar kelimelere sahibim bu satırlarda Ne de kelimelerim benden kalan tek şey sana.. Yaşam belirtilerim azalıyor her geçen gün Simam daha çok ölü soğukluğunu andırıyor Anlaşılası güç durumlarda kendime yetemiyorum An geliyor hep "susuyorum" An gelmiyor an´sız kalıp yok oluyorum.. Hamallığını yaptığım acıların ardı arkası kesilmiyor Ayaklarım kelepçesine takılıp düşerken Yüklendiğim o ardı arkası olmayan acılar üzerime kapanıyor Kapı gıcırtılarıyla uyanıyor her "susuşum" Sevgilinin unut beni demesinden yıkılıyor duvarlarım... Bencilce bir seviş.. Çıkıntılarla dolu bir hayat.. Ne çok geç kalmışlığımı düşünüyorum sonra Çağımın en geride kalmış kimliğini ben taşıyorum Yine aşkımı yağmalıyorlar sevgili Gel ! Kurtar seni yaban ellerden,içimdesin nasılsa diyemiyorum bak!.. Kopartıyorlar seni;dikenli ellerinin yüreğimi kanattığını umursamadan.. Kurşuni renklere boyuyor zaman senliğimi Mermiler yağıyor üzerime yalnızlıktan yapılma.. Ah yar! Böylesi kırıcı olmak zorunda mı gözlerin? Devleşen sancılarımı çoğaltma ne olur! Suretimde garip ifadeler geziniyor… İçimde çoğaan yaraLara derman bulamıyorum… Yomgunum… Ruhumu "sumturuyorum"… Zayıflığımın son belirtileri;göz çukurlarıma dolan gözyaşlarım boğuyor çirkin suretimi.. Sakat ayaklarım yüzüme gölgeler çiziyor Yüzü koyu gizlenmiş yalnızlığımla baş başa kalmak istiyorum olmuyor... "Annemin" nefes alamayışının korkusu sarıyor gecelerimi.. Bir anda zindan oluyor tüm geçmişim.. Parmak aralarından sızan ışıklayüzsüzlüğümü nurlandırıyorum... Duvarlar hep kan öksürüyor üzerime Siması bozuk ve ölmekten yorgun düşmüş cesetler geçiyor üstümden.. Sağımda,solumda hesap soracak münker ve nekir duruyor Ne yana dönsem suretime bir ah çarpıyor.. Bu "susuşların" içsiz ve duygusuz söylemleri çenemi yoruyor.. Yanı üzere yatan bir beynin içinden dökülebilecek tüm suçlar dökülüyor Suçları herkes görmezden gelirken yastığım beynimi suçüstü yakalıyor... Gözyaşlarımı alnıma akıtan bir acının yarasına gözlerini bastırıyorum... Gözlerin içime değdikçe yaramın kabuğu kalkıyor ve en "sus" biçimde kanamaya başlıyor.. Nerde soluk bir bez parçası bulsam etrafına engel diye sarıyorum.. Ama gözlerin.. Durmadan yaramı depreştirme derdinde Beklenmedik zaman-sız anlarda çıkıyorlar karşıma Bakmakla görmek arasındaki farkı tek senin gözlerinden anlıyorum... Böylesi iç yakışların kıvılcımıydı gözlerin Aşk katili,içimin canına okuyan "suskunluğumun" adıydı gözlerin.. Kelimeler düğümleşti yine sevgili Garip şekiller dönüp dolaşıyor sularımda Kaynak: ForumPaylas.net [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Gökyüzü ağıdıma ortak olma derdine düşüyor Maviliğini kirleten duman yüklü kentime lanet edercesine... Misafirperver topraklarım da gözyaşlarını kabul gününde Soluksuz,hiç durmadan çatlamış dudaklarıyla içiyor gelen geçeni... Feryat figan ağlıyoruz birlikte.. Sonra ruhuma şu anlık cemreler düşüreni arıyor ellerim Kulaklarımda bir bayram havası ama içim "sus" Ve ne "sussam" bilinmezim bana lanet ediyor sanki Sensizlikteki iç çekişlerimi "yalnız" o dinliyor İstemiyorum bu kadar içimin acılığını hissetmesini... Sessiz sessiz yüzümden dökülen damlaları elimin tersiyle siliyorum ki;düştüklerinde seslerini duyup “bu can çekişen de neydi” demesin... Dinliyorum her dediğini ama,yine "susuyorum" An geliyor kendi acısını tekbirler getirerek kurban veriyor Ne sorulsa aşktan yana bilmezliğini öne sürerek kalbini örtbas ediyor Israrcı hareketlerime göz yumup bana benden de çok katlanıyor Ah bal tadındaki sevda! İçimi dışımı tuttun! Kendimde geçtim seni sevdikçe Anlayamadım ben senin acılığını Öyle doyumsuz,öyle tatlıydın ki! Meğer tutan bir balmışsın Düştükçe içime yok oldum kendimde Bırakmadın beni bana Halsiz,mecalsiz kaldım bir başıma Damarlarıma düşüşünle öyle bağlanmışım ki sana vazgeçemedim Acıttın Kanattın Susturdun Ama öyle tuttun ki beni kopamadım bir daha.. Şimdi keskin bir mevsim dönüşümü yaşıyor bedenim... Bir yanım sonbaharda kalmış,bir yanımsa hep kış... Bak içimde yeni yangınlar büyütse deduygularım hep soğuk,hep karakış... Yok sevgili yok Bu aciz beden dayanmaz daha Kafama yerleşen bu dayanılmaz sancılar sonumu hazırlamakta.. Belki bu sözleri bir yazının uydurulmuş satırları gibi okuyorsun.. Ama öyle değil sevgili Ne yazdıysambunların hepsi aşkının bedeli.. Değer mi dediklerine bir cevap bu da belki Benim sana olan sevdam; Senin için basit, Herkes için değerli, Benim içinse;seni en az bu kadar sevdiğimin çaresizliğiydi | ||
|
|
|
|
|
#3 | ||
|
|
"Susuyorum HüzünLerimin Karsisinda"
Hüzünler... Düşüncelerimin en ağır yolculuğu onlar.. "Hep hakim olurlar bedenime,yüreğimin en can alıcı noktasına yerleşirler.. Zarar verirler düşlerime,umurlarında bile olmaz.. Sadece sıcak nefesini solurlar yüzüme bencilce.." Hüzünler... Linç ediyor yüreğimi konuştukça.. Konuştukça, düşlerim karanlıkta yüzer usulca... "Susacaksın"... Yutkunacaksın... Ama konuşmayacaksın… "Seni ve beni düşlerin ipine asıyorum.. Düş’üp kırılacaksa eğer,bu uğurda kırılıp parçalansın her şey… Şunu bil artık.. "Konuşamıyorum" hüznümün karşısında.. Gözlerimde maziye çalan yaşlar birikti.. Bu nem yavaş yavaş çürütüyor seni ve beni.." Sana bir kelime daha sunamıyorum.. Boğazıma ilmek ilmek dokunan hep aynı his,aynı hüznün siması ve aynı hüznün bitik yüzü.. Bırak artık.. Bırak ki! Hüznün girdabında esir kalsın yüreğim .. "Suskunluğumu" kusmak istiyorum .. Kaynak: ForumPaylas.net [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Haykırırcasına bir "suskunluk" içimdeki.. Bağırdıkça ses çıkmıyor, ses çıkmadıkça bağırıyorum.. Gözlerimden birkaç damla daha düşüyor.. Düşüyor... Düştükçe ölüyor.. Cesetleri ise hala sıcak koynumda.. Baksana.. Dokunsana.. Yeter artık, yeter...! Konuşsana...! | ||
|
|
|
|
|
#5 | ||
|
|
"Sustum" ben öylece gidişine şahit "sustum" en acı sözden korkarak "sustum" sen giderken.. Bir hoş çakal sözünden İki damlaydı içimde "suskunluk" ‘’Bir başka göze bakamam senin gözlerine baktığım gibi’’ derken "Sustum" . Öylece.. Gidişine kal deyişim musallat olmuşken ‘’Vazgeçtin mi? ’’ diye sordun "Susarak" söyledim ’’asla vazgeçmem.! ’’ diye ‘’Seviyorum seni.! ’’ dedim Yine inanmadın. İnanmayacağını bile bile Söyledim "Sustum" Sen bir daha ağlama diye "Sustum" sadece "Sustum" ki bu çığlık daha da büyümesin Kanım akıttım kendime "Sustum" ‘’seni seviyorum’’ diyemeden "Sustum" Bütün inançlarımı yitirirken Sen, benden yittin Ben aşka hainken sana doğru Sen, olduğun yerde kaldın "Sustuk" , birlikte "sustuk" sadece Sözler tükenirken "Susmanın" alfabesi olmalıydı mutlaka ! "Susmanın" bir ses tonu ! bir rengi ! Birlikte "sustuk" , acının taaa orta yerinde ‘’Söyleyecek sözün var mı? ’’ dedin, ben "sustum" , tükettim sözleri "Sustum" öylece.. İçimden söyledim ‘’seni ne kadar çok sevdiğimi’’ "Sustum" kendime Lanet ederken Bir bir yitirdim umutlarımı ,Kaderime "sustum" , kendime küstüm Öylece bıraktım seni , bir helallik alamadan almayı zaten hiç hak etmedim Ben senin günahın kaldım "sustum" yinede... Hakkım yok sevmeye bir daha diye İçimde yangınlar. Kaynak: ForumPaylas.net [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Boranlar koparken "sustum" Sen ‘’git’’ diyordun, ben sana ‘’kal’’ diyemiyordum "Sustum" , kederime, "sustum" Sen orda kaldın, ben yangın yerinde.. Kendi ordusuna yenik bir askerim.. Kendi okumla vurdum kendimi İçimde savaş çığlıkları varken, ben "sustum" ‘’sen gitme’’ diye Savaş meydanında yenik bir askerdim Kalbim sökülmüş, ağzım prangalaşmış, dilim lal Her yenik asker kadar dik durdum, sen gidene kadar Yeniden savaşacak güç aradım Yeniden "susmamak" için Sustum Sadece "sustum" Sen "sustun" Biz "sustuk" . | ||
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|